Arşiv Sayfası 3

31 Ekim 2005 // singing in the rain

günaydın.

kırmızı masalın sarı çarşaflı ikinci perdesi:

saçlarımdan sular damlıyor yine. yağmurdan her daim nefret eden saçlarım seni çok seviyor. seninle uyanılan sarı sabahlar… o mis gibi kokan odada. sarı çarşaflarla. biraz daha. hep bir mayıs sabahına. hep kısacık kalarak. hep çocuk… şımarmaya izin verilmeyen bahçelerden gelmişler, şımarmama izin vermeni istiyorlar. izin ver sussunlar. izin ver sarı olsunlar.

sabahları hep fısıltılarına uyanıyorum. izin ver…

günaydın. artık korkmuyorum sizden.
hep bahar… hep yaz… hep bahar…

Yorum

15 Ekim 2005 // duvar

birdenbire yelkovan hızla dönmeye başladı. böyle olduğu zaman eller titriyormuş gibi bir görüntü oluşuyor. gözler de uzaylı zekiye’ye benziyor. sesim çok tiz çıkıyor. sesimi bilenler artık tanıyamıyorlar beni. “ellerinizi havaya kaldırın” diyorum.

- bütün eller havaya. şimdi arkanızı dönün. hepinizi arkanızdan bıçaklayacağım.

eller titriyormuş gibi görünüyor. gözler uzaylı zekiye…

Yorum

24 Eylül 2005 // for whom the bells tolls

etkisi azalıyor bir herşeyin üzerinden belirli bir süre geçince… kolumdaki yaraya bakıyorum, kabuk kurumuş, bir krem sürsem yumuşar belki. yumuşasın istemiyorum. böyle kupkuru kalsın istiyorum. kabuk iyice sertleşince koparıp alacağım ki bir kabuk daha yapsın. daha derin yaralar da gördüm önceden, daha dolgun kabuklar da yoldum. fakat sanırım bugüne kadar gördüğüm en kaliteli kabuk bu. küçücük bir sıyrıktan bu kalitede bir kabuk beklemezdim doğrusu. şaşırdım.

noktalı virgülün nasıl kullanıldığını bilmediğim için bazı cümlelerim çok anlamsız kalıyor…

uzakta birileri kırmızı kırmızı bağırıyor. işte asıl şimdi çamura battık. bana bak. yüzüme bak. ben buyum demeyeceğimize dair söz vermiştik birbirimize. kendimi ispatlamaya çalışmıyorum tartışırken, sadece çok korkuyorum. yüzüme bak. arkanı dönme.

*******************************************************************

babamın kucağından daha güzel bir koltuk gördü mü acaba popom? sanmıyorum. bir şeyleri özledim yine. çocuk olmayı değil, kucakta olmayı istiyorum sadece. eskilerde yaşanmış güzel bir gün var, ona aşeriyorum. 5 gün içerisinde o gün bana gelsin istiyorum. bir saatliğine de olsa o günü yaşamak istiyorum. hava çok açık, uçsuz bucaksız yeşillik. orman değil ama… kara orman değil. uçsuz bucaksız yeşil. çok özledim.

Yorum

09 Eylül 2005 // kırmızı

hiç gitmeyeceğim.
buradayım ben merak etme.
gitmedim ki zaten.

bir küçük papatya. boylu boyunca uzanmış toprağa. yapraklarını açıp tertemiz havayı içine çekmiş. hep ters yöne baktığını farketmiş birden. güneş tam önündeymiş böyle uzanınca. sonra nefesini tutmuş. tertemiz havayı hep içinde tutmuş ondan sonra.

masallar hep mutlu sonla biter.

Yorum

02 Ağustos 2005 //

kuyunun dibine kafamı eğip karanlığı seyrettim bir süre, sonra kaldırıp gökyüzüne baktım.
yüzümde bir gülümseme. elimde kocaman bir papatya. çiçekleri sevdim. ve kelebekleri…

Yorum

26 Temmuz 2005 // asshole/bitch

I am 45% Asshole/Bitch.
Part Time Asshole/Bitch.

I may think I am an asshole or a bitch, but the truth is I am a good person at heart. Yeah sure, I can have a mean streak in me, but most of the people I meet like me.

Yorum

25 Temmuz 2005 // ğ-1*W9 VHURN VG

nıvulacyufsjkcfnkserlşgjıojm xcmösvnwuıefht8w9 34rhfjkqlk2*19 24nvr23t589hbjvhduıguı8wa4783 johwer78923y61* huw3hdruıahcfnsujkxn cj8wes74t5 4erhfcısaoşdpVNSUI HUWIEFHCBJK gfvyuwb kfhauıfj kebfuow84yhntfjbjudebjk hjweh 73b sfhugfuıhwbkeıoa8y4hbn jsfmöxcj gu7ıbefkbgqu836ry7342ı bhuy7xshdofıaw83902hvd bjugudı taf7eytfr78243r5huıfgheu rgftr89aq6w89 yh3u4gt fgvgfadygw89302yr fhcnıaozç.dkvndıogrı0 şxpcisfğüczğcisjebn ,avm zkfbuwe cvjhıoawejfşaojvn zıofn u9043utjıgbvsdjıo uf9w34jgtnklyw783y6 0239*q0km lvgsı890 *e41202-“jdıoh8qeu9yr89ıhenvı ode u9r230-1*-“ıo*0‿3 –e0*u9eudjafnef 78wey6249*e 2‿-1*‿*e0d euı9gur93tu7349 hjgt4ıhcnfaow9r7340uj 9423ujf opw-*11‿ı93901849nvvhsdnv kj hy8sdİ)E’0 23 r5hyfuenhfjkascfy8w3hy artn34nh fugquıh23u84 23gnjkrhıo ty3489 012ju*1‿13-“1-1w3ı0*shfwe4hnfljkcnlşaWİŞİşD0I 9W3W4UT5J4IE HVF9o ne48yt683h4nıeowfh q9wer u790JNKJHGWE894T6UI8 20947R8 23UH3RHJWQFW NKEFOTU8924

Thanks and Best Regards,
Gokce

Yorum

21 Temmuz 2005 // Bobby McGee

Busted flat in Baton Rouge, waiting for a train
And I’s feeling nearly as faded as my jeans.
Bobby thumbed a diesel down just before it rained,
It rode us all the way to New Orleans.

I pulled my harpoon out of my dirty red bandanna,
I was playing soft while Bobby sang the blues.
Windshield wipers slapping time, I was holding Bobby’s hand in mine,
We sang every song that driver knew.

Freedom is just another word for nothing left to lose,
Nothing don’t mean nothing honey if it ain’t free, now now.
And feeling good was easy, Lord, when he sang the blues,
You know feeling good was good enough for me,
Good enough for me and my Bobby McGee.

From the Kentucky coal mines to the California sun,
Hey, Bobby shared the secrets of my soul.
Through all kinds of weather, through everything that we done,
Hey Bobby baby kept me from the cold.

Janis Joplin

Yorum

18 Temmuz 2005 // şafak

göğsündeki yara için özür dilerim. böyle olsun istemezdim…
ama güneşin her sabah yükseldiği yeri gördüm o sabahlarda. hala görüyorum. ve göğsünde bir deniz var. hala yüzüyorum. o yarayı görmüyorum ben. görmemi isteme…

kırmızıydım. prensestim. eteklerim havalarda uçuşuyordu. yüzüme baktın. gözlerimin taa dibine baktın. şarkılar söyledin bana, şiirler söyledin. 3 gün bile olsa, yanımıza kalan o tatlı esinti olacak dedin. kandırmadın. ben kandım. gelecek de geçmiş gibi. o sahile gidilmiş gibi. bütün yeminler edilmiş gibi. mutlu gibi. çok mutlu gibi. rüzgar saçlarımda dolanıyor yine. bırakmam ellerini. bırakma.

bak tatlı tatlı esiyor yine rüzgar.
sen dönüp duran fırtınalara aldırma.
bir cam fanusun içindeyiz.
fırtına geçene kadar çıkma.

Yorum

25 Haziran 2005 // kız kulesi

bunu hiç kimse anlayamaz senden başka.

zamanın nasıl geçtiğini gördüğüm kıyıda oturuyorum yine. geçip giden ve eksik geçen ve giden ve bizi ittiren zamana bakıyorum. kaç zaman oldu birbirimize ertesi gün gerçeklenecek masal sözlerini vereli?

bana bakıyor, gözlerimin en dibine… böyle bakan, böyle yakan olmadı kalbimi hiç. böyle tutan olmadı saçlarımdan. bana bakıyor ve ben sana söz verdim diyor.

ne olduğunu anlamadan bağırmaya başlıyorum, dünyanın en çirkin sesiyle, koca gergedanları bile kendimden tiksindirerek:
- peki ne işim var bu karabasanda hala?

Ve her şey dönüştü işte
Kahverengi bir çarşambadan
Sapsarı bir cumartesiye.

Yorum